Thursday, February 9, 2012

Forex, Altın, Petrol, Dolar, Euro, Forex Analizi, Forex Hesabı, Forex İmkb, Fx

Forex İşlem Platformu, En İyi Forex Firması, Forex Broker, Dolar Alınırmı, Altın Satılırmı, Euro Ne Olacak, İmkb de En Çok İşlem Gören Hisseler, İmkb 100, Altın Petrol dolar ve Euro Teknik Analizi, Canlı Borsa Ekranı, Forex Hesabı, Forex Demo Hesap, Lider Forex Deneme Hessabı, Forex Hesabı Kaç Dolar, Minimum Forex Hesabı, En çok Kazandıran Yatırım Araçları, Kosgeb Hibesi, Kosgeb Girişimci İş Planı, Kosgeb Kredisi, Kosgeb Danışmanlığı, Kosgeb Ordu, Kosgeb Giresun

2009 Yerel Seçimlerinde Vatandaş Ne Dedi ?

Ekleyen : Emre Demiröz Mart - 31 - 2009

oy_pusulasi_20092009 Yerel Seçimlerinde Vatandaş Ne Dedi ? Yerel seçimlerden genel mesajlar
Ak Parti, CHP, MHP ve DTP’ye sandıktan ne mesaj çıktı?

Seçim sonuçları tartışılıyor. Bir hayli de tartışılacak gibi görünüyor. Fakat biliyoruz ki, tartışılması bir yana, halkın gönderdiği mesajların, sahipleri tarafından iyi okunup ona uygun olarak hareket etmesi hepsinden önemli. Zaten her zaman görülmüştür ki, Türk halkı sandıkta konuşur ve öyle bir konuşur ki, onun mesajlarını iyi algılayamayan, tahlil edemeyen siyasi yapılar, geldikleri sandıktan bir daha çıkamazlar. (Bakınız, yakın siyasi tarihimiz) Bu seçimler, Türkiye’deki siyasi güçlerin yapay değil, sahici temsilleresahip olduğunu ortaya koyuyor ve her partiyi farklı farklı konumlandırıyor:

AK Parti: Her ne kadar oy oranlarda ciddiye alınması gereken bir düşüş varsa bile sonuçlar gösterdi ki, Türkiye’nin en büyük partisidir ve kuvvetli de bir kitle desteği vardır. Ülkenin her yerinde politik güç ve kapasite sahibidir. Kuruluşundan bu yana girdiği 4. seçimden de birinci parti çıkarak demokratik siyasi meşruiyetini kayıtsız şartsız ispatladı ve artık bunda tartışılacak hiçbir şey olmadığını herkes kabul etmeli. Ayrıca 29 Mart seçimleri sadece AK Parti’ye değil, AK Parti karşıtlarına da ciddi mesaj gönderiyor. Artık AK Parti’den memnun olmayan güçler, memnuniyetsizliklerini sadece yasal zeminde dile getirebileceklerini ve başka yolları olmadığını kabul etmelidir. O yasal zemin de ancak ve ancak demokratik siyasi süreçler ve seçmen tercihi zeminidir. Bunun tartışılacak, konuşulacak bir yanı kalmadığı gibi, Türkiye antidemokratik yolları bırakın reddetmeyi, kusmaya başlamıştır. Bu böyle biline.

Demokratik siyasi süreçler açıktır. Seçmen tercihi de kimsenin tekelinde olmadığı gibi, bu tercihlerin her an şu veya bu şekilde değişmesinin mümkün ve muhtemel olduğu da çok açık. Demokrasimiz açısından bu durum bir olgunluk ve kazanım olarak değerlendirilmelidir. Sandık göstermiştir ki, AK Parti Türkiye gerçeğidir ve demokratik yollardan başka bir yol Türkiye’de artık işlemez.

CHP: Son yıllarda iktidardan bile çok eleştirilen muhalefet partisi olarak gündeme geldi CHP. Ancak seçimi kazandığı bölgeler analiz edildiğinde, tıpkı AK Parti’ye oy veren seçmenlerin siyasi refleksi gibi, onların da ciddi bir mesaj verdiği kabul edilmeli. Bu seçim, CHP’nin ülkenin batılı yaşam biçimini benimsemiş modern ve kentli kesimlerinin gerçek, tek ve kuvvetli bir temsilcisi olduğunu ortaya koyuyor. O yaşam biçimini tercih eden kitleler, “Benim hayata bakışımı, ülkeden beklentilerimi CHP temsil ediyor ve yaşam tarzıma karşı gelişecek bir saldırıyı da ancak ve ancak CHP engeller” diye sesleniyor. Kabul edilmelidir ki; sandık marifetiyle gerçekleşen bu seslenişe kimse karşı koyamaz, burun kıvıramaz, “siyasi tutuculuk” olarak adlandıramaz.

Cumhuriyetin modern ve laik kazanımlarının korunması açısından CHP’nin sivil ve demokratik bir denge ve kentsel gücünü oluşturacak bir seviyede olduğu bir kez daha ortaya çıkıt. Bu duruma, “Türkiye demokrasisi açısından bir şans ve kazanım” olarak bakmak, tıpkı farklı yaşam tarzını benimseyenlere saygı göstermek kadar önemli ve zorunludur.

MHP: Milliyetçi Hareket Partisi’nin elde ettiği yüzde 16′lık oy gücü, Türkiye’nin bir realitesi olan milliyetçilik açısından birçok gerçeği de ortaya koyuyor. MHP milliyetçiliği, bir zamanlar Türkiye’sinde olduğu gibi devlet destekli ve odaklı manipülatif bir hareket değil, sivil ve demokratik bir siyasi güçtür. MHP milliyetçiliğinin bu değişimi, Devlet Bahçeli çizgisinin Türkiye’de attığı imzadır. Bahçeli’nin bu imzasının altına, Türk halkı da, sandıkta güçlü bir destek verdi. Üstelik 29 Mart desteği, geleneksel milliyetçilik adına Devlet Bahçeli’ye karşı ayakları havada eleştirili yapanları da açığa düşürdü.

DTP: 29 Mart’ın ardından Türkiye’de, Kürtlerin en büyük temsilcisinin Demokratik Toplum Partisi olduğunu artık kimse tartışamaz. Sadece Doğu ve Güneydoğu’da bölgelerinde değil, büyük şehirlerdeki Kürt kökenli vatandaşların bulunduğu merkezlerde de, DTP’nin bu temsil gücü reddedilemez. Bunu reddetme politikaları da gerçekçi olamadığı gibi kabul da edilemez. Ancak bu durum, DTP’nin zaman zaman yasal zemine denk düşmeyen, siyasi perspektif belirsizliğinin eleştirilmesini de engellemez.

Kaynak : Erdoğan Aktaş / HABERTÜRK

Lütfen Yorum Yapınız

You must be Site İçinde to post a comment.