Thursday, February 9, 2012

Forex, Altın, Petrol, Dolar, Euro, Forex Analizi, Forex Hesabı, Forex İmkb, Fx

Forex İşlem Platformu, En İyi Forex Firması, Forex Broker, Dolar Alınırmı, Altın Satılırmı, Euro Ne Olacak, İmkb de En Çok İşlem Gören Hisseler, İmkb 100, Altın Petrol dolar ve Euro Teknik Analizi, Canlı Borsa Ekranı, Forex Hesabı, Forex Demo Hesap, Lider Forex Deneme Hessabı, Forex Hesabı Kaç Dolar, Minimum Forex Hesabı, En çok Kazandıran Yatırım Araçları, Kosgeb Hibesi, Kosgeb Girişimci İş Planı, Kosgeb Kredisi, Kosgeb Danışmanlığı, Kosgeb Ordu, Kosgeb Giresun

Endüstri Mühendisliği ve Toplam Kalite Yönetimi

Ekleyen : Emre Demiröz Nisan - 11 - 2009

toplam_kalite_yonetimi_tkyEndüstri Mühendisliği ve Toplam Kalite Yönetimi, Toplam Kalite Yönetiminin Rekat Gücününe Etkisi

Toplam Kalite Yönetimi (TKY) bugün dünyada evrensel olarak kabul görmüş önemli bir yönetim felsefesidir. İnsan merkezli bu anlayış modern yönetim felsefesi olarak, organizasyonun bütününe yayılmış bir çaba şeklinde tanımlanabilir. TKY felsefesi, örgütün en alt kademesinden en üst kademesine kadar özümsetilebilmesi durumunda örgüt yapısı sürekli gelişecek ve bunun sonucu olarak da kalite standardı artacaktır. Bu felsefedeki en önemli nokta, insan merkezine dayalı bir yönetim anlayışı olmasıdır. İnsanların mevcut ihtiyaçlarının belirlenip, bu ihtiyaçların örgüt içerisinde giderilmesi TKY’nin ilk aşamasıdır. Mal ve hizmetler gibi maddi kaynaklar ya da teknolojik imkanlar ne kadar mükemmel olursa olsun, insansız etkin ve verimli biçimde kullanılamaz. Bu nedenle, TKY felsefesinde çalışanların verimli kullanılabilmesi için motivasyon çabaları kaçınılmazdır.

Rekabetin her geçen gün arttığı günümüzde kalite ve verimlilik başlıca zorunlu iki unsurdur. Bir kuruluşta kaliteyi ve verimliği arttırabilmek, sistem ve insan olmak üzere başlıca iki unsura dayanmaktadır. Yönetimin temel zorunluluğu sistemin geliştirilmesini sağlamaktır. Günümüzde sistemler o kadar karmaşıktır ki işi bizzat yapanların katılımı olmaksızın yönetimin tek başına sistemleri gereken hızda geliştirmesi olanaksızdır. Sistemin geliştirilmesi için tepe yönetimden başlayarak o örgütte bulunan herkesin katılımı gerekir.

Toplam kalite Yönetimi en ekonomik düzeyde tam bir müşteri tatmini sağlayacak ürün veya hizmet üretebilmek için bir örgütteki çeşitli gurupların kalite geliştirme, kaliteyi sürdürme ve kalite iyileştirme çalışmalarının bütünleştirme sistemidir.

KAVRAM VE KAPSAM OLARAK TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ

Günümüzde modern yönetim anlayışını temsil eden TKY, kuruluş genelinde toplam olarak müşteri odaklılık kültürünü oluşturan, bu amaçla iç ve dış müşteri beklentilerinin aşılmasını temel amaç olarak alan, çalışanların bilgilendirilip yetkilendirilmesini ve takım çalışmaları ile tüm süreçlerin sürekli olarak iyileştirilmesini hedefleyen bir yönetim felsefesidir. (Bozkurt, 1997: 25)

Bir diğer tanıma göre, TKY; uzun dönemde müşterilerin tatmin olmasını başarmayı, kendi personeli ve toplum için yararlar elde etmeyi amaçlayan, kalite üzerinde yoğunlaşan ve tüm personelin katılımına dayanan bir yönetim modelidir. Yani TKY, müşteri gereksinmelerini en iyi karşılayan bir yaklaşım olduğu kadar, maliyetleri de düşüren çağdaş bir yöntemdir. (Üstün,1996:348)

Bu noktada TKY’nin, kalitenin ürünün üretilmesi esnasında oluşturulmasını amaç edinmek olduğu fikri ışığı altında değişik kalite tanımları yapılmıştır:
Kalite, şartlara uygunluktur. (Philip B. Crosby)
Kalite, kullanıma uygunluktur. (Dr. Joseph M. Juran)
Kalite kontrolü uygulamak, en ekonomik, en kullanışlı ve tüketiciyi daima tatmin eden kaliteli ürünü geliştirmek, tasarımını yapmak, üretmek ve satış sonrası hizmetlerini vermektir. (Dr. Kaoru Ishikawa)
Kalite, bir ürün veya hizmetin belirlenen veya doğabilecek gereksinimlerini karşılama yeteneğine dayanan özellikler toplamıdır. (ISO-8402)
Kalite mükemmeli arayışın sistematik bir yaklaşımıdır. (American Society for Quality Control)
Kalite, ürün veya hizmeti ekonomik bir yoldan üreten ve tüketici isteklerine cevap veren bir üretim sistemidir. (JIS- Japon Standartlar Enstitüsü)

Söz konusu yönetim felsefesi çeşitli evrelerden sonra nihai halini almıştır. Değişen koşullar yönetim felsefelerini sürekli bir gelişime ve değişime zorlamıştır. 1960’lı yıllarda 2. Dünya Savaşının ardından toparlanmaya çalışan sanayileşmiş ülkeler, daha çabuk yaralarını sarmak için yoğun bir rekabet ortamı yarattılar. Gümrük duvarlarının yavaş yavaş aşılması, korumacı politikaların yerini liberal ve uluslararası ticaret politikalarına bırakması yeni bir strateji gereğini zorunlu kılmıştır. Globalleşmenin temellerinin atıldığı bu yılların yönetim felsefesinde global stratejilerle güçlendirilmesi gerekmiştir.

Teknolojik gelişmelerin henüz üretim üstünlüğüne yenik düştüğü yıllarda hedef daha çok üretmekti. Firmalar büyük üretim hacimleriyle kitle üretimi yapıyorlardı. Belli bir kalite standardı ya da nitelik yoktu, sadece nicelik hedeflenmekteydi.

1970’li yıllarda bu anlayış teknolojik hareketlenmelerle birlikte yerini fiyat üstünlüğü ile rekabet anlayışına bırakmıştır. Hedef, yine nicelik yönünden rakipler üzerinde üstünlük kurmak, daha ucuza mal ederek pazar payını arttırmaktır. Bu nedenle, batılı firmalar üretimlerini 3. Dünya ülkelerine kaydırmaya başlamışlardır. Emeğin ucuz olduğu yerde üretim yapılmakta ve globalleşmenin ne olduğuna dair bilinç yavaş yavaş oluşmaya başlamıştır.

1980’ler ise TKY ile ilgili belki de ilk fikir tohumlarının serpildiği dönemdir. Niteliksiz, ucuz ve bol olarak piyasada bulunan ürüne doymuş olan kitlelerin alım gücü, ancak nitelikli ve kaliteli ürünlerle cezbediliyordu. Talep, finansal olarak daha güçlü görünen batıdan gelmekte, arz ise doğudan özellikle de Japonya’dan karşılanmaktaydı. Japonya’nın ihracatı kısa sürede çok hızlı olarak artmıştır. Niteliksiz ve ucuz ürüne olan talep, bu dönemde kaliteli ürünlere kaymıştır. Bu durumu öngöremeyen pek çok firma finansal krizler yaşamış ve yönetim anlayışlarını değiştirmek zorunda kalmışlardır.

1990’lı yıllarda kaliteli ürünlere olan talep devam etmiş, firmaların nicelik öncelikleri kaliteye kaydığından rekabet kalite odaklı olmuştur. Bu dönemde, hız önem arz etmeye başlamış, piyasalar kaliteli ürünü sürekli talep etmişlerdir. Hep daha iyi ve daha üstün donanımlı olanlara öncelik vermeye başlamışlardır. Firmalar, teknolojinin tüm unsurlarından yararlanıp daha donanımlı daha çok fonksiyonu bir arada bulunduran ürünleri üretme yarışına girmişlerdir.

Firmalar rekabeti bu hız üzerine kurarken yepyeni bir yönetim felsefesi onlara bu yeni ortamda başarılı olabilmenin sırlarını vermiştir. Artık üretim tekniği olarak teknolojinin tüm imkanlarını kullanıp kalitenin maksimize edilmesi çabası, rekabet unsuru olarak tek başına yeterli olmamaya başlamıştır. Bu nedenle, “teknik sistem”in, “yönetim sistemi” ve “sosyal sistem”in birleşmesinden oluşan TKY felsefesi ortaya çıkmıştır.

Teknik sistem; mamul dizaynında kalite, imalat veya hizmet üretimi süreçlerinin programlanması, üretim girdilerinin ara ve son ürünlerin kontrolünü kapsamaktadır. Yönetim sistemi; planlama, organizasyon, kontrol ve insan kaynakları yönetim süreçleri ile kalite güvencesi arasındaki ilişkiler üzerine yoğunlaşmakta ve burada da TKY’nin esas felsefesi olan insana yaklaşım tarzı ve üst yönetimin insana olan desteği ön plana çıkmaktadır.

Sosyal sistem ise, örgüt içindeki tüm çalışanların –en alt kademeden en üst kademeye- performansını maksimize etmeyi amaçlamaktadır. Bunu, çalışanları güdüleyerek, iletişim kanallarını açık tutarak, kurum içerisinde kişiliklerini geliştirici biçimde yapmayı hedeflemektedir. Örgüt kültürünü oluşturan bu öğeler, çalışanların işinde duyduğu tatmin ölçüsünde paralellik göstermektedir.

Dünya ekonomisinin globalleşmesi sonucunda firmalar arasındaki rekabet hızla yükselmiş ve firmalar açısında yıpratıcı boyutlara ulaşmıştır. Bu kadar yoğun rekabet koşullarının olduğu bir piyasada ayakta kalmak isteyen bir firmanın kalitesini ve verimlilik ölçütlerini arttırmak zorundadır.

Lütfen Yorum Yapınız

You must be Site İçinde to post a comment.